Abdülmecit (1823-1861)

Otuz birinci Osmanlı Padişahıdır. İstanbul’da doğan, II. Mahmut ile Bezmialem Kadın efendi’nin oğlu olan Abdülmecit, çağının gereklerine uygun biçimde eğitildi. Babası ölünce tahta çıkarak (1839) ülkenin kötüye gidişini durdurmak, Kavalalı Mehmet Ali Paşa’yla baş edebilmek için, Hariciye Nazırı Mustafa Reşit Paşa’nın etkisiyle, Batı ülkelerinin desteğini sağlamaya çalıştı. 1841 yılında Londra Boğazlar Sözleşmesinin imzalanmasından sonra Boğazlar Osmanlı egemenliği altına girdi ve sakin bir döneme girilmesinden yararlanan Abdülmecit, ülke içinde gezilere çıktı; iç karışıklıklarla uğraştı. Islahat hareketlerine önem veren Abdülmecit, döneminde, maliye, yönetim, adliye, askerlik alanlarında önemli değişiklikler yapılmış, ilk ceza kanunu hazırlanmış, birçok okul açılmış, Galata Köprüsü, Gureba Hastanesi, Haseki Hastanesi, İzmit’te bir kağıt fabrikası yapılmış, devletin gelir ve giderleri bütçeye bağlanmış, Encümeni Daniş adlı dil, bilim ve çeviri okulu kurulmuştur. Bunlara karşılık, Avrupa ülkelerinden ilk kez borç bu dönemde alınmış ve alınan paraların çoğunun Dolmabahçe Sarayı’nın Beykoz ve Küçüksu kasırlarının cami ve çeşmelerin yapımı için harcanması, devleti mali açıdan sıkıntıya düşürmüştür. İstanbul’da veremden vefat eden Abdülmecit, Yavuz Sultan Selim Camii’ndeki türbesine defnedildi.

Abdülmecit’in Bursa Gezisi;
Padişah, “Tanzimat Fermanı” nın uygulanışını yerinde görmek amacıyla 1844 yazında İzmit, Mudanya, Bursa, Gelibolu, Çanakkale, Limni, Midilli ve Sakız’ı kapsayan bir yurt gezisine çıktı. Abdülmecit’in Bursa gezisi sırasında Valilik görevinde Salih Paşa bulunmaktaydı. Padişah adına, 19 gün gibi kısa bir sürede, ahşap sıvama yöntemiyle “Kasr-ı Hümayun” (Saltanat Köşkü) nu yaptırdı. 29 Haziran-2 Temmuz 1844 tarihleri arasında bu köşkte kaldığı bilinmektedir. Aynı zamanda, kente kuzeyinden girişten itibaren, günümüzdeki Fevzi Çakmak caddesi boyunca, düz bir çizgi halinde Mecidiye Caddesi’ni açtırdı.